Menu

Prof. Dr. Emre ALKİN Küresel Ekonomi-Politik Gelişmeleri Stratejist Dergisi Editörü Sibel KARABEL’e Değerlendirdi

Sibel Karabel: Öncelikle BİLGESAM ve Stratejist Dergisi olarak mülakat talebimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Güncel uluslararası düzlemde gözlemlenen tutarsızlık ve muğlaklık neticesinde ötelenen müttefiklik yapıları küresel sistemin aktörlerini de dönüştürmektedir. Bu bağlamda, Transatlantik ilişkilerinin sorgulandığı belli fay hatlarının oluştuğu bir konjonktürde Türkiye’yi ekonomi-politik açıdan nasıl değerlendirmektesiniz?

Emre Alkin: Ben teşekkür ederim. Sorunuza cevap vermek için biraz geriye gitmek gerekiyor. Obama seçildikten hemen sonra Futbol Federasyonu’ndaki görevim sebebiyle bir UEFA toplantısı için Oslo’ya gitmiştim. O sırada Obama’ya Nobel ödülü verilmişti. Ben de Nobel Komitesi Genel Sekreteri olan saygıdeğer üstadımla konuşurken “Obama hiçbir şey yapmıyor, niçin Nobel Ödülü verdiniz?” şeklinde bir soru yönelttim. Cevaben “Bazı durumlarda insanları yapacakları şeyler için cesaretlendirmek adına ödül verilir” dedi. Buna karşılık, “Sükut-u hayale uğrayacaksınız dedim” ve söylediğim de çıkmıştır. Obama, Amerika Birleşik Devletleri’nde herkesin can-ı gönülden oy vererek büyük beklentilerle seçtiği bir lider olarak insanların beklentilerini yerine getirememiş ve anayasal kurumlarda boşluk yaratmıştır.

Avrupa Birliği’ndeki lider boşluğunun sonucunda oluşan otorite boşluğuna devletlerdeki çatlaklar da eklenince dünyadaki oy vermeye ehil seçmenlerin aklında şöyle bir tezahür oluşmuştur: Kuvvetler ayrılığına göre işleyen bir sistem mevcuttu fakat basiretsiz bir lider göreve geldiği zaman bu kuvvetler ayrılığı prensibinin işlevini kaybetmesi sonucu ortaya kaliteli bir sonuç çıkmamaktadır. Bunun üzerine zaten retoriğe çok yatkın olan siyaset mekanizmasını şahıs üzerinde merkezileştirirsek daha etkin bir sonuç çıkarır mıyız düşüncesine doğmuştur.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.